Kırgızlara yardım eli uzatılacak mı?

İhsan Aydın

İhsan Aydın

Orta Asya’nın en az nüfuslu Türk devleti Kırgızistan’da halk ayaklanmasıyla başlayan kaos ortamı sürüyor.

Darbenin mimarı muhalefet partileri, görevinden istifa etmeyen ve Başkent Bişkek’ten memleketi Celalabad’a çekilen devrik Devlet Başkanı Kurmanbek Bakıyev’i istifaya çağıradursun, bu ülkenin içinde bulunduğu ekonomik açmaz her geçen gün büyüyor.

Darbeye dolaylı katkı sağlayan Rusya, isyancı yeni hükümete 50 milyon dolarlık yeni bir destek paketi açarken, Amerika’nın da, hemen ardından Kırgızistan’daki geçici hükümeti tanıması ve Başbakan Roza Otunbayeva ile temasa geçmesi akıllara şu soruyu getiriyor: Acaba Türkiye ve Türkiye’nin öncülüğünde diğer Türk devletlerince kurulan Türk Konseyi, Kırgızistan için ne gibi bir adım atmayı planlıyor?

Dünyanın iki büyük gücünün çekişme alanına dönüşen Kırgızistan’da yeni bir iç savaş ve kardeş çatışması yaşanmaması için Türk dünyasının ileri gelenlerinin bu ülkeye her konuda destek olması kaçınılmazdır.

İç politikaya kilitlenen ve anayasa değişikliği paketinden kafasını kaldıramayan Türk siyasetinin Kırgızistan’a mesafeli duruşu, kimilerince tarafsız olunmayı gerektiren bir adım olarak değerlendirilirken, Kırgız halkının içine düştüğü sıkıntıdan kurtarılması için suskun kalınmasının da bu ülkede Türkiye’ye dönük beklentilerde hayal kırıklığı oluşturacağı yönünde.

Darbecilerin, yeni bir anayasa ile başkanlık sistemini terk ederek parlamenter rejime geçmeyi planladıkları Kırgızistan’da model ülke olarak Türkiye’nin seçilmesine karşın, “Kırgızistan’ın yaralarını sarmaya hazırız” karşılığının net bir şekilde ifade bulmaması düşündürücüdür.

Bu durum sadece Türkiye için değil, diğer Türk devletleri için de geçerlidir.

Nitekim dün merkezi Bakü’de bulunan ve Başkanlığı’nı gazeteci Azer Hasret’in yaptığı Yedi Devlet Bir Millet Konseyi’nden yapılan açıklamada da, başta Azerbaycan olmak üzere Türk devletlerine Kırgızistan’a sahip çıkma çağrısı yapıldığını görüyoruz.

Kırgızistan’da halk ayaklanmasıyla başlayan ve ölümlerle sonuçlanan olayların bütün Türk dünyasını düşündürücü özellikte olduğuna dikkat çeken Hasret şu çağrıyı yapıyor: “Olayların esas sebebi, iktisadi açıdan geri kalma, ülkenin dış etkiler karşısında zayıflamış duruma gelmesi ve bu durumdan dağıtıcı güçlerin yararlanmasıdır. Kısa sürede ülkede bir kez daha bu tür halk ayaklanmalarının tekrarlanması hiçbir şekilde arzu edilmemektedir. Diğer Türk devletleri bunu dikkate alarak Kırgızistan’ın iktisadi gelişmesine kendi desteklerini vermelidirler.”

Kırgızistan’da yaşanan bu olayın Türk dünyasının birliğine büyük zarar verdiğine dikkat çeken Hasret şöyle devam ediyor: “Biz öyle biliyoruz ki, iktisadi imkânlarına ve etkinliğine göre önde gelen Türk devletlerinin başkanları en kısa zamanda biraraya toplanarak durumu müzakere etmelidir. Kırgızistan’ın ciddi ihtiyaç duyduğu mali yardım ertelenmeden verilmeli, ülkede normal hâkimiyetin faaliyete başlayabilmesi için geçici hükümetle işbirliği kurulmalıdır. Türk devletlerinin bu ülkede yaşananları susarak izlemesi hiçbir şekilde anlaşılır değildir. Kırgızlarla diğer Türk halkları kadim ortak tarihe sahip büyük bir millettir ve büyük Türk coğrafyasının önemli parçası olan Kırgızistan’ın kaderiyle baş başa bırakılması doğru olamaz.”

Siyasi, idari ve mali zorluklar yaşayan Kırgızistan’a destek verilmemesi halinde Türk devletlerinin bütünleşme hedefinin bundan büyük zarar göreceğine işaret eden Hasret daha sonra şunlara dikkat çekiyor: “Eğer bugün Kırgızistan’da istenmeyen halk ayaklanmaları yaşanıyorsa bu şu anlama geliyor ki, bütün Türk dünyası sorunla yüzyüzedir. Sorunun hallinde ise Türk devletleri mutlaka birlikte hareket etmelidir.”

Hasret, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i de, Kırgızistan için teşebbüse geçmeye ve kısa zamanda Türk devlet başkanlarını toplamaya davet ediyor.

Kırgızistan’ın bugün içinde bulunduğu durumdan daha büyük yara almadan çıkabilmesi için Azerbaycan kadar Türkiye’ye de büyük sorumluluk düşmektedir.

Derin kök bağımızın bulunduğu bu ülkede yaşanan son olayların kendisini Türk hisseden herkesi gönülden yaraladığını düşünüyoruz.

Qaynaq: Olay Gazetesi, Bursa

Oxunma sayı: 5954
Share